Archive for the ‘Bloglar hakkında’ Category

>TTNET’e henüz böyle bir karar gitmemiş arkadaşlar

01 Mart 2011

>

Arkadaşlar, TTNET hukuk birimiyle yaptığım görüşmede, ellerine henüz böyle bir mahkeme kararının geçmediğini söylediler. Olsaydı mutlaka bilgilerinin olacağından bahsettiler. 

Yarın Diyarbakır Adliyesi, 5. Asliye Ceza Mahkemesi ile görüşücem, yada digitürk hukuk servisinden bunu öğrenmeye çalışıcam, en azından bu yasaklı sağlayıcalrın hangi hizmetleri kapsadığını bilirsek, sanırım daha verimli sonuç alırız. Çünkü kimse net bişey söylemiyor, kurumlar topu birbirine atıyor, o yüzden işin kaynağına gitmek lazım. Yani pes etmek yok, yola devam…
Ben biraz umutluyum, çünkü şikayetçi olan taraf yani “digitürk”  sanıyorum “süperonline” üzerinden yayın yapan “blogspot” sahibini şikayet etmiş, bu yüzden, internet sağlayıcısı sadece “süperonline” olan hizmetlerin “blogspot” adresleri engellenmiş olabilir. Bu benim fikrim ama bana kalırsa, ttnet gibi kullanıcısı çok olan, ve google gibi geniş bir portföye sahip olan bu hizmeti engellemeyi göze alıcaklarını sanmıyorum. Bir başka taraf  ise, madem karar süperonline ulaşmış, diğer sağlayıcalara da aynı anda ulşamsı gerekmez mi, oysa, bir kaç günden beri bu uygulama, süperonline tarafından gercekleşiyor. Yani çok karamsar olmayalım diyorum, yine de olur da bir yasak gelirse ben yine çok uzun süreceğini sanmıyorum, ama yine tedbiri elden bırakmamak lazım, blogları dışa aktarıp, şablonların yedeğini almayı unutmayalım. Ve bir önceki yazımı da mutlaka okuyun. WordPresse geçiş için kolaylık sağlanan bir yolu anlattım.
Reklamlar

>Hotmail kullanlar, "wordpress bloga geçebiliyor" Ayrıca "İletişim Daire Başk." ile görüştüm, yeni haberler var. Bunu okuyun ve paylaşın lütfen.

01 Mart 2011

>

Arkadaşlar ne yazık ki, üzücü bir durumla karşı karşıyayız. Bir çok haber ve paylaşım üzerine “blogların” kapanacağı yününde ortalık kaynamış durumda, ne oluyor nolucak diye “Bilgi Teknolojileri ve İletişim kurumu” na bağla, inetrnet bilişim hizmetlerini aradım, bu bölümden sorumlu Osman Bey ile görüşme yaptım, henüz mahkeme kararının ellerine geçmediğini, gün çinde internet sayfasından basın açıklaması yapılacağını bildirdi. Ancak ilerleyen konuşmada, böyle bir şeyin doğru olduğunu, ancak içeriğin ne olduğunu tam olarak, mahkeme kararının ellerine resmi olarak geçmesinden sonra kendisinin de bilgi sahibi olacağını söyledi. Ama siz yinede , başka bir sisteme geçin yada yedeklerinizi alın diye de tedibr amaçlı tavsiyede bulundu, bu geçici bir durum olabilir dedi. Benim isyanım ve kendisine talebim şu oldu;
“insanlar, kanunları çiğnemiş olabilirle, yanlış yapabilirler, telif haklarını yada benzeri kanunları ihlal etmiş olabilirler. Peki neden sadece, kanunu ihlal eden değilde, herkes birden cezalandırılıyor. Böyle bir kararı kim neye göre kendinde hak bularak veriyor, eğer bir blog sahibi, yayınlaması gerekn şifreli bir maçı, ihlal edip yayınladıysa, neden o kişi  cezalandırlıp yaptırım uygulanmıyor da,  bu ceza herkese ödetiliyor. Bunca insanın emeği, hakkı ve paylaşımı var. Nasıl bunlar, bazı güçler tarafından, bir şikayet ile anında mahkeme kararı çıkartılıp budaklanıyor.” dedim ve aldığım cevap şu olu,
“kesinliklle sizinle aynı fikirdeyim, ancak, bizim mercimizi aşan bir uygulama ancak mahkeme karardır. Burada ki, usül, böyle”
Yani anlıycanız arkadaşlar, digitürk şikayet ediyor ve mahkeme kararı çıkartıyor. Bunca iller davalar aylarca bürokrasiye takılıp sürünürken, nasıl oluyor da bu işler bu kadar çabuk dönüyor, şahsen benim başım dönüyor. Burada başka bir konu ise, mahkeme kararının usulü, yani bu iş bireye inip uğraşmak yerine yolu toptan kapatıyorlar.
Bunca insan şimdi ne yapacak, google bizim için nasıl ne kadar mücadele verir bilmiyorum, ama umarım hakkın adalaetin artık işlemediği, yada tek taraflı işlediği bir zamanda, sesimizi duyan olur, aklın yolu bir diyen olur.
Bir çok dayanışma ve tepki içerisine girdik bile, bunun yanında başka alternatifler aranıyor, bloglar başka yerlere taşınıyor, yedekler alınıyor vs vs…
Benim size bahsedeceğim konu blog olarak, wordpresse geçmek isteyenlere kolaylık olabailecek bir durum. Malum blogspottan sonra en yaygın sistem wordpress, ancak bu maşaketli bir durum. Blogspot gibi hazır kurulumlu, açık kaynak bir sistem değil, bir çok illemden sonra kurulum yapılıyor, dosyalar halinde pc indirirlip bir kaç işlem yapılıyor. Ayrıca tema şablon değişikliği gibi durumlar, burada biraz daha uğraştırıcı, ama ne yapalım, deneme yanılma ile evel Allah herşeyi öğreniriz, öğrendikçe paylaşır, aktarırız, bilenler bilmeyenlere sesini duyurur, yine birlik oluruz.
Bildiğimiz gibi, herkesin hemen hemen mail adresi “hotmail” yada iki tanesinden biri “hotmail” şimdi, Microsoft, WordPressle anlaşma yapmış ve kendi ürün hizmetlerinde bulunan “alan” yani “space” kısımlarını bloga çevirmiş. Hotmail kullanıcıları hatırlarlarsa bu ürünün hizmeti olan “alan/space” kısmı vardır, yani bir çeşit, windovs Liveın “blog” hali idi. Bana gelen mail ile, bu “alan”ların artık wordpress bloga dönüşeceği idi. Bunun için de son tarih 16 Mart belirlemişler. Bana yolladıkları link ile, hemen iki dakikada blogum oluştu bile. Ama ben daha önce kısa da olsa “alan” kısmını kullanmıştım, hiç kullanmayanlar, ve bu Windovs Live ın, “alan/space” kısmını, wordpressle blog açmak için, yapılması gerekenleri adım adım resimleyip anlattım. Yani bu işlemle sadece “wordpresten heap alım” gerekli adımları izleyip hazır blogunuz oluyor. Öyle tek tek dosya indirip kurmak yok.
Şimdi ilk olarak;

Resim üzerine tıklayıp büyük haline bakın 

Hotmail hesabımıza giriş yaparak, bildiğimiz gelen kutusu sayfasını açalım, orada en üstte görülen “windovs Live” kısmına mausu götürüsek aşağı doğru seçenekler çıkıyor. Orada en allta, “tüm hizmetler” kısmına girin. Aşağıda ki gibi bir sayfa açılacak.

Burada, bir çok hizmetler anlatılıyor. Siz “alanlar” yazan yeri seçin ve aşağıda açılan sayfaya yönlenin.
Bu çıkan sayafada siz hatırlatma  yapılıyor ve, zamanınızın daraldığını, “space” nızın yükseltmeniz gerektiğini vurhuluyor ve bunun için sizi yönlediriyor. Resimleri mutlaka tıklayarak büyük hallerinden bakın.
İşte şimdi wordpress e başlamanın zamanı, az önceki sayfadan sonra karşınıza bu sayfa açılıyor. Burada ki işaretli yere girmeniz gerekiyor.
Size gerekli bilgileri okuduktan sonra, “devam” butonuna basıyorsunuz.
Daha önceden bir şekilde, worpress hesabı alanlar burdan giriş yaparak profil oluşturabilirler, ama yeni açacak olanlar, bir sonraki sayfaya geçebilmeniz için, almak istediğiniz kullanıcı adı veya şifre yazın, hesabı olmayanlar giriş olmayacak ama istediğimiz sayfaya gelmek için bunu yapın.
İşte karşımıza çıkan bu sayfa bizi uyarıyori üzgünüz falan diyor ama siz üzülmey,n ve yola devam edin, nasıl ediceksiniz, “kayıt ol” tuşuna basarak tabi…
Bu sayfada istediğiniz bilgleri girin, “wordpress” yazan yerde diğer secenekler var ama, onlar yıllık ücretli (17 $) siz şu anda kullandığınız blog adını başında “htttp” olmadan yazın, ama küçük bir uyarı biraz elinizi çabuk tutun, aynı blog adını alamayabilirisiniz:( Gerekli alanları doldurduktan sonra aşağıda kaydet diyorsunuz. Daha sonra şifre oluşturma işeminden sonra, mail adresinize gelen “aktivasyon” linkine tıkladıktan sonra işlem bitiyor.
İşte hepsi bu kadar, blogunuz oluştu. İster hotmailiniz den girin, ister, sayfanızı sık kullananlara ekleyin. Worpress blog sayfanız üst kısmında, blogger “nevbarı” gibi yer var, oradan şimdiki “kumanda paneli” tarzı bir yere geliyorsunuz. Bundan sonrası biraz karışık, artık deneme yanılma öğrenicez, bende ilk kez açıyorum. Öğrendikçe paylaşıcam, anlatıcam. Artık “blogger” gibi izleyicisi, samimyeti ortamı olurmu bilemem, açıkçası ben kuşkuluyum, ama emeklerin ziyan olmaması adına, en azından, birbrimizden kopmamak adına bu bilgiyi paylşamak aktarmak istedim. Sormak isteyen, anlamamış olup yapamayanlar bana yada başka arkadaşlara da sorabilirler. 
Bu arada küçük bir dipnot: Görüştüğüm kşi Osman Bey, belki bu kararın sadece “süperonline” hzimetlerine olabilir diyor. Bekleyip göreceğiz bakalım.
Şimdilik bu kadar, bu paylaşım için baya bir uğraştım, siz okuyun paylaşın, aktarın, soracaklarınız olursa ben gelip bakıcam, hepinize sevgiler selamlar.

>Bloglarını açamayanların dikkatine (superonline engeli var)

28 Şubat 2011

>

Arkadaşlar bu aralar hekesten aynı şikayeti alıyorum. Mailler çoğalınca burdan cevaplama gereği duydum.  Açamayan bu paylaşamı da okuyamıycak ama en azından RSS den abone olanlar, bu bilgiden de haberi olur. Bir kaç gündür çoğunluk yada azınlık bloguna giremiyor yada yayın yapamıyormuş. Bunun nedeni, internet hizmeti sağlayıcınız, yani TTNET ise sorun yok, ama SÜPERONLİNE yada TURKCEL  VINN  internet sağlayıcıları blogspot uzantılı adresleri açmıyor, sanırım Türktelekomla teknik bir sorun yaşıyorlar, bant hizmeti değişmiş olduğunu duydum, isterseniz DNS ayarlarınızı değiştirin, yada “ktunnel” gibi proxy sitelerinden giriş yapmayı deneyin. Yada beklemekten başka çaresi yok. Başka bir gelişme olduğu takdirde yine yayınlıycam. Bu arada tavsiyem, bu tür hizmetler için, fiyatı yada hangi sebep olursa, telekomdan şaşmayın, evet aksilikleri oluyor ama, sonuçta diğerlerinde önce geçtiği yer burası. Şimdi sık sık bu sorunlar yaşandığı için, şu  DNS ayarlarını değiştirme işini bilmeniz de yada uygulamanızda yarar var, bunu da bir çok kişi soruyor, ama şu an azıcık uf oldum, çok fazla detaya giremiycem, bu konuda sizi sevgili “Anne Kaz” a yönlendiricem. Kendisinin bu anlamda bir çok paylaşımı ve bilgisi var, bu ayarların nasıl değiştirildiğini çok güzel anlatmış. Bu yazıyı okuyarak takip edebilir ve sorununuzu halledebilrisiniz.

Kişisel olarak bilgisayarlarınız da dns değiştirip, başkasının girip sizin giremediiğiniz sitelere giremek için anlatımı burada .. 

 http://www.annekaz.com/2010/06/dns-nasl-degistirilir.html

Yok, benim site uçmuş sunucudan IP değiştireceğim diyorsanız  bu konuda burada

 
 http://www.annekaz.com/2010/12/blogger-icin-yeni-ip.html 
 

>Yeni tema yeni tasarım

29 Ocak 2011

>

Bu hasatalık ve kara kışla uğraşırken bendeniz hasta diye köşe yastığı olmadım tabii ki, daha doğrusu olamıyorum. Elim dursa zihnim durmuyor. Bekleyen temalar ve sorular varken, o şöylemi olsun bu böylemi olsun diye bir bakmışım iki arada bir derede, sevgili “Hayatımın Renkleri” inin tasarımı bitmiş bile. Bildiğiniz gibi kendisi profosyonel bir fotoğraf sanatçısı ve özellikle özel günlerde dış mekan çekimleri, ve bu çekimlerin sunulduğu profosyonel sitesiyle birlikte (Burcu Çalışkan)  kendisini hayata bakışını anlatan bloguyla da bizimle birlikte. Küçük dokunuşlarla sadeliğin ve ferahlığın ağırlığında, gözü yormayan bir tasarımla blogunu yenilendik. Kendisi beğendi, içinde sindi, e doalayısıyla benim de içime sindi. Güle güle kullansın diyelim ve yolumuza devam edelim.Bakalım sizlerin fikirleri ne, sabırsızlıkla bekliyorum güzel  düşüncelerinizi.
Bu arada geçmiş olsun dileklerinizi ve endişelrinizi dile getiren yorumları okuyunca mutlu oldum, hepiniz iyi ki varsınız. Sizlerinde tema,  sayfa, tasrımla ilgili soru ve talepleriniz varsa hiç çekinmeden kapımı çalabilirisiniz. 
Güzel bir gece dileyerek, sevgilerimi yolluyorum…

>"Mutlu Tasarıma" Mutlu tema:)

25 Aralık 2010

>

Herkese selamlar, son günlerin yoğunluğun dan gerek sitenin içeriğinden gerekse tasarımlarım dan uzak kalmıştım, ancak  “iki arada bir derde” dediğimiz anımda sevgili Senem hanımın epeydir beklediği sayfasını tasarladım, kendisinin tam istediği yönde çalışma yaptım, tarzı ve yaptıklarıyla büyük uyum içinde olduğunu belirtmesi, düşüncemi doğruladı. Senem hanım ın, marifetli ellerinden çıkan eserler sayfasının görselliği ile bütünleşiyor. Ben çok severek çalıştım ve ilk kez herşeyin bir kerede yapıldığı bir çalışma oldu, yaptım beğendi uyguladım, hepsi bu kadar. Sanırım zevklerin ortak olması bunun en güzel yolu. Sizlerin de talebi ve sormak istedikleri olursa ben buradayım.Sevgiyle kalın dostlar.

>"Bir demlik sohbet tadında" yeni tema

20 Kasım 2010

>

(Şablonumda ki teknik hatalar yüzünden, bu yayını silmek zorunda kalmıştım. Arşivimde ki yeri için tekrar yayınlamam gerekiyordu. Yaklaşık 25 adet yorumum da silinmiş oldu, bunu için yorum sahiplerine özrümü sunuyorum)

Merhabalar. Bugüne yeni bitridiğim tema ile başlamak istiyorum. Sevgili “birdemliksohbet” in yeni tasarımı ile karşınızdayım. Sevil ile uyumlu ve kollektif çalışmamızın sonucu böyle bir sayfa çıktı ortaya. Kendisi sade ferah bir tasarım isteyince, böyle bir görsellikte karara vardık. İnşallah daha nice dostluk ve paylaşımlarda buluşur yeni tasarımıyla. Sizlerinde soru ve talepleriniz olursa yorum yada mail adresime yazabilirisiniz.

>"Sihirli Mutfağıma" yeni tema yeni bir "sihir"

10 Kasım 2010

>

Öncelikle, bir önceki “ATATÜRK VE İSTİKLAL MARŞIMIZA KONULAN YASAKLA” ilgili yazıma yorum yazan, tepkisini gösteren, duyarlı olan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Birlik olmanın sanalı gerceği olmamalı. Tabi burada hediye, kampanya, davet, çekiliş yazısı olsaydı eminim izlenme rekoru kırar, yorum bombardımanına tutulur, istatistikler de ziyaretçiler tavan yapardı !!!…yani hoş şeyler, güzel şeyler, gözümüzde kulağımızda yok, kaynaşmak güzel de, bu Ülke hepimizin, bu Bayrak bu Marş bu değerler hepimizin, hayat özellikle de bu Ülke inanın bu kadar toz pembe değil…”dünyayı biz kurtaramayabiliriz, ama bu ülkeyi “biz koruycaz”…
Gelelim mevzuya, yine bir kaç gündür ortalarda yoktum. Sevgili Betül’ün “sihirli mutfağım” a biraz sihirli ellerimizi değidirdik. Yeni bir tema yeni bir tarz oldu. Kendisiyle çok uyumlu çalıştık, herşeyi bana bıtraktı, zevkler ve tarz aynı olunca ortak noktada buluşmak daha kolay oluyor. Kendim yaptığım için değil ama ben hakkatten çok beğendim, tam benim tarzım, hatta kıskandım diyebilirim:) Sade, hoş ama gösterişli ve ferah oldu. Sevgili Betül güle güle kullansın bakalım. 
Daha bekleyen arkadaşlar var, inşallah en kısa zamanda yapıcam. Biraz bayram telaşı ve yorgunluğu sürüyor. Bu arada bayramdan sonra “müstakbel kayınvalde” olma yolunda ilk adımı atıcaz, anlıycanız kızım elden gidiyorrr:(
Bu kaçınılmaz elbet te, işte insan heyecanına stresine engel olmaıyor. O yüzden bir de onun hazırlığı başlıycak, nişan var bayramdan sonra, ara ara uzaklaşsam da merak etmeyin buralardayım…
Tema tasarım ve şablonlarla ilgili derdi kederi olan varsa, bana yazsın, dediğim gibi ben buralarda olucam.
Sivri dilim içinde maruz görün artık, yaş ilerledikçe daha bir tepkili daha bir başka düşünüyor insan. Küçük bir ip ucu daha, yakında CHP katılıyorum, şu telaşlar bitsin de. 
Hepinize, sevgiler selamlar efendim, ben olmasam da buralar sizin:) sağlıcakla kalın.

>Şablon dersleri-2 Yayınlarınıza "sosyal paylaşım butonu" eklemek

06 Kasım 2010

>

Şu sosyal paylaşım sektörünü bir türlü azetmesem de, ortalık bu “sanal nimetle” kaynamış durumda. Bana dinozor diyebilirisiniz ama ben hala “kapının zili çalmasıyla yüreğimin hop hop ettiği, acaba postacımı geldi” diye heyecanın, sabrın tükenmediği devirde yaşıyorum, yani he ne kadar artık unutulsa da bu devir ben byük bir umutla yaşamak arzusundayım , yoksa kapımı çalan postacıdan ya banka ekstresi ya telekom faturası alıyorum, bunun içinde postacıyı  dört gözle beklediğimi söyleyemem. Velhasıl, iletişimin, selam-sabahın bu kadar “ucuzladığı” “basitleştiği” devrin insanı olarak, en azından yararlı paylaşımların, konuların, “geyik muhabbetler” yerine daha çok kitleye ulaşmasını sağlayacak yenilkler ve eklentiler bana teselli geliyor. İşte bize faydası olacak bu eklentinin blogumuza nasıl uygulayacağımızı anlatıcam sizlere. Şu anda benim sayfamda “konu başlığın hemen altında görünen “sosyal paylaşım butonundan” sayfanıza eklemek isterseniz beni takip edin.
Bu hizmeti veren ” http://www.addthis.com/ ” sitesinden bunu adım adım yapabilirsiniz, ama “ingilizceyle hiç aram yok” veya “bu işler bana göre değil” diyenler için size kısa yoldan anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle bu eklentiyi nereye koymak istediğinize karar vermelisiniz. Benim sayfamda ki gibi konunun başınamı yoksa “mis kokulu lezzetler” de yaptığım gibi konunun sonunamı. Çünkü ikisinin de yerleşim yeri ayrı. Ben önce kendi blogum gibi “konu başlığında” nasıl eklendiğini anlatayım daha sonra, sonunda nasıl eklendiğine geçerim.
Şimdi,
Kumanda paneli == Tasarımlar == Html düzenle ==
Kısmına geliyoruz, burada “html” penceresinin hemen sağında “widget şablonlarını genişlet” kutucuğunu işaretliyoruz. Bu önemli bir konu, çünkü her uygulama da bunu yapmamız gerekiyor, çünkü  kodların tamamı ancak bu kutucuk işaretleiğimizde çıkıyor, yoksa kısıtlı bir yere kadar bize imkan veriliyor. Bu yüzden bunu unutupta bazı kodları arayıpta bulamıyorsanız sebebi bu küçük ayrıntıdır. Hatta cesaret edemeyip “ya şablonu bozarsam” diye endişe edenler yine bu sayfada bulunan “şablonu yedekle/geri yükle” başlığının hemen altında bulunan;
“Şablonunuzu düzenlemeden önce bir kopyasını kaydetmek isteyebilirsiniz” yazısnın sonunda “tam şablonu indir” tıklayarak, şu anda var olan şablonunuzun yedeğini almış olursunuz, ama bunun içinde yine o “widget şablonlarını genişlet” kutucuğunu mutlaka işatetleyin.
Şimdi bunları yaptıktan, blogumuzu garantiye aldıktan sonra, yine bu pencere içindeyken, yani mausumuz bu pencere iinde aktif haldeyken “ctr + f ” yapınız, eğer tarayıcınız “explorer” ise sayfanızın üst kısmında, tarayıcınız “firefox” ise sayfanızın altında yatay bir pencere açılacaktır. Eğer başka tarayıcalr kullanıyorsanız, google crhome yada opera gibi, ozaman sayfanıza bir göz atın yine ya aşağıda ya yukarda mutlaka yatay “arama penceresi” açılacaktır. Yeri gelmişken bunuda açıllayayım bu “ctrl + f ” kısa yol tuşu bir nevi “search” yani arama tuşudur, ama bu web de yada konularda değil, o an açık  olan sayfada “kelime” arama işlemdir, eğer bu küçük penceredki bazı işlevleri işaretlerseniz “vurgula” “büyük-küçük harf duyarlı” gbi aradığınız kelimleri rahatlıkla bulabilirsiniz, “sonrakini bul “öncekini bul” dediğinizde sadece “koyu bir renk ile vurgulanan” kelimler karşınıza çıkacaktır. Bu ek bilgiden sonra kaldığımız yerden devam edelim.
İşte bu “ctrl + f ” tuşuna basıp açılan pencereye
" 'div class='post-body entry-content' "
Yazısını yapıştırın, ben tırnak içine aldım ama aslında bu kodun başında ve sonunda “< >” işaretleri vardır, şimdi işleme almasın diye onların yerine tırnak koydum, siz burdan kopyalarken tırnak işaretli olmadan alınız. Bu kodu html penceresinde bulduğunuz zaman ki bu koyu renkle vurgulanacaktır, işte hemen bu yazının altına aşağıda verdiğim kodları yapıştırın. Aslında bu kodun hemen altında bir başka kod devam ediyor doğal olarak ama siz isterseniz bu yazının hemen altından “enter” dşyerek boşluk veriniz hatta iki satır boşluk veriniz ki yeni yapıştıracağınız kodu yerkleştirmede problem olmasın, daha içiniz rahat olur, yoksa küçük bir göz aldanması ile bir sonraki kodun altına gelebilir, o yüzden siz işi garantiye alın ve önce bu kodun hemen altına bir iki satır boşluk verin.
Bu işlemden sonra, boşluk verdikten sonra işte bu kodu yapıştırın;
İşleme alacağı için bu syafada o yüzden resim formatında ekledim, buradan kopyalayıp az önceki o kodun altına vermiş olduğunuz boşluğa yapıştırın. (eğer resimden de kopyalamayıorum derseniz bu linkten girip kopyayı burdan alabilirisiniz ;

Daha sonra “önizleme” yapın, sayfanız sorunsuz bir şekilde açılıp, size anlattığım yerde bu sosyal paylaşım butonu gözüküyorsa işlem tamam demekit, daha sonra bu işleminizi kayedebilirisinz.
Eğer bu sosyal paylşaım butonunu, konu altında eklemek istiyorsanız aynı işlemleri yaparak yerleşim yerini değiştirecksiniz, onuda nasılmı yapıcaksınız hemen anlatayım, yukarda ilk verdiğim kod yerine;
" 'div class='post-footer' " 
Kodunu aratıp buluyorsunuz, ve hemen altına aynı kodu yapıştırarak işlemi tamamlıyorsunuz, yukarda anlattıklarımla tamamen aynıdır, sadece yeri değişmiştir. Bunda da ön izleme yaparak kaydedebilirisiniz. Ben sayfamın sağ tuşunu kaldırmıştım ama siz bunları kopyalayasınız diye bu eklentiyi geçici olarak kaldırıcam, tamamen sizin için yani:) haydı sosyal paylaşmınızı güle güle kullanın, beni de unutmayın ama:)

>Şablon dersleri-1 (kodların tanımı ve görevi)

04 Kasım 2010

>

 Merhaba arkadaşlar, bana tema, eklenti ve kodlarla ilgili bir çok mail ve yorumlarda sorular talepler oluyor, bende bundan sonra baştan başlayarak, neyin ne olduğunu kendi bilgi dağarcım kadarıyla anlatmaya çalışıcam. Bu işe ilk girdiğimde, ne konu yayınlamısını ne resim eklemsini ne bağlantı vermesini biliyordum. Herkese sorar, dolaşır yapmaya çalışırdım, o yüzden bu anlamda zorluk çekenlerin halinden anlarım. Kendimi geliştirerek şimdi başkalarına tema hazırlıyorum, gerek görsel gerek teknik bilgilerimi birleştirerek karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu konuda bir çok arkadaşımız da elinden geldiğince yazıları yardımları oluyor, Özellikle sevgili Eda ve Gece nın bu konuda epeyce geniş bir portföyü var, ama herkesin izleyicisi, kitlesi farklı olabiliyor, kaçıranlar, bilmeyenler için gelen sorular üzerine bende bir el atayım dedim, umarım işinize yarar bu bilgiler.
Bildiğiniz gibi “blog dünyasında” sadece blogspot uzantılı yani şu anda bizim kullandığımız blog türü “açık kaynak” kullanıyor, diğer wordpress, typan vs gibi blog hizmetleri bilgisayarınıza indirdiğiniz dosyalarla kurulması gerekiyor. Elbet arada kalite farkı var. Özellikle wordpress in üstün özellikleri blogspotla kıyaslanamaz bile. Hizmet ve imkanlar olağan üstü güncel ve daha üst seviyede ama gel gelelim bloggerın arkasında google amcanın olması ve tamamen ücretsiz olması ve az önce dediğim gibi kullanımı hazır ayağımza gelmesi gibi özelliklerinden ötürü daha popüler.
Öncelikle bazı terimlerin ve sözcüklerin anlamlarını bilmek gerekiyor. Bu “html kodlarında” eklentilerin bir “css” kodu birde “div” kodları mevcuttur. “css” kodları bir eklentinin şekil biçim bakımından yapısını, “div” kodları ise işlevsel bakımından yapısını oluşturur. Yani şöyle diyebiliriz diyelim bir “kek” yapmınında kullanılan malzemeler “css” kodları, hazırlanmasını pişirmesini sağlayan ise “div” kodlarıdır diyebiliriz. Yani mutlaka bir “css” kodların mutlaka “div” uzantılı kodu mevcuttur. Bazı bağımsız div kodları da olabiliyor.
Daha anlaşılır olması için bir örnek daha vereyim, kendi sayfamda yada hazırladığım bazı temalarda görüldüğü gibi yukarda “header” altında “menüler” vardır. “anasayfa, iletişim, profil gibi”
İşte öncelikle bu “menülerin” önce “css” kodları belirlenir, şekil olarak, görünmesini sağlar, boyutu, rengi, yazı şekli, varsa sağında solunda resmi, arkaplanı gibi görüntüye dayanan yapısını oluşturur. Ancak bu hazırlığı “div” kodlarıyla tamamlamazsak, bu “menüler” yukarda gözükmez, saçma sapan, yanda sağda solda şekilsiz bir biçimde çıkar. “div” kodları ile tamamlandığı zaman hem sayfada gereken yerde görünür, hemde bu kodun içinde gerekli bağlantıları eklediğimizde, menü üzerine tıklandığında ki açılması gereken sayfalara yönlendirir, yani “menülerin”  içeriğini, işlevselliğini tamamlar.
Bu “css” kodları html sayfasında yer alır ve bütün özellik ve eklentilerin “css” kodları alt alta sıralanır, daha sonra her “css” kodun işlevini tamamlayan “div” kodları başlar. Bu “css ve div” kodlarını
 Bu yazı ayırır. Yani “css” kodları buun üstünde, “div” kodları bunun altında olur. Tabi her özelliğin eklentinin yeri ve konumu vardır. 
Ben urada sadece blog sahibi bayanların, belli başlı yapılması gereken değişiklikler için bir iki tavsiye anlamında basitçe anlatmaya çalışacağım. Yoksa bu kod html işi baya bir derin, ufak ufak anlatımlarla, sırayla temel özellikleri, ve görsel olarak yapılması istenen küçük detayları anlatmaya çaşıcağım. Bugün kü giriş yazımdan sonra sırayla hepsini devam edicem. Elimden geldiği kadar sorularınıza  top yekün cevap vermeye çalışacağım. Bu arada sormak istedikleriniz olursa yorumdan yazabilir. Mutlaka sırayla , hem sizin hem herkesin öğrenebileceği anlayabileceği şekilde sayfamda cevaplıycam. Şimdilik bu kadar, bundan sonra ki dersimiz, kodların tanımı ve görevi olucak.

>Blogunuz yada siteniz yada konu başlıklarınız "google arama motorlarında kaçıncı sırada" diye merak edenler;hemen buraya

29 Ekim 2010

>

Şimdi size harika iki site linki vereceğim. “GOOGLE POSİTİON FİND” ve “”AMOKAS” isimli bu yardım sayfaları;
Sizin blogunuzun, arama motorlarında, sitenizin kaçıncı sıarada  yada konularınızın kaçıncı sayfada çıktığını merak ediyorsanız hemen buraya giriyorsunuz ve çok kısa bir iki işlemden sonra istediğiniz cevapları alıyorsunuz. İlk sıraya sayfanızın “url” sini giriyorsunuz, daha sonra aramak istediğiniz kelmiyei yazıyorsunuz, burada örneğin, daha önce yayın yapıtığnız bir başlığı yazabilrisiniz. Daha sonra, liste kriterini seçiyorsunuz, yani ilk 100 demi, 200 demi 300 demi diye 500 e kadar sıralama var, ben 500 de seçtim. ve bundan sonra “sorgula” butonuna basarak aşağıda hazırlanan listede kendinizin kaçıncı sırada çıktığını görebiliyorsunuz. 
Ne yazık ki benim konularım henüz dizinler de çıkmıyor yada en üst sırada çıkmıyor, çünkü denedim ve gördüm, benim bir önceki “hobicell” adlı özel etki alanı aldığım site, arama motorlarında önde çıkıyor, yani şimdiki blogum olan “hobibox” un önüne geçiyor. Sildiğim  halde bunun önüne gecemiyorum, yardım istedim google amcadan ama henüz cevap gelmedi, her zaman ki gibi. Yani “kelin merhemi olsa başına sürer” hesabı oldu benim bu iş. Şimdi sizi bu iki siteyle başbaşa bırakıyorum, işinize yararda arada kulağımı çınlatırsanız iyi halde, ne mutlu bana
http://gopof.com/
 http://www.amokas.com/