Archive for the ‘MUTFAK’ Category

>Sponsor Post: "ipek Butik Pasta, Çikolata ve Kurabiye"

01 Şubat 2011

>

Bugün sizlere ilk sponsorum olan İpek Butik Pasta,Çikolata ve Kurabiye” isimli siteyi tanıtmak istiyorum. Hazırladığım bu kartivizit ile kendisine ister buradan ister kendi sayfasında ki iletişim bilgilerinden ulaşabilirsiniz. 
Sevgili Zeynep Hanımın, birbirinden lezzetli, nefis pastaları ve ev yapımı çikolatalrını mutlaka görmeniz ve tatmanız gerekiyor. Kişiye özel siparişler, hijyenik ve katkısız maddelerle hazırlanan biribirinden güzel pasta, çikolata ve kurabiyeler, sizlerin özel ve anlamlı günleriniz de mahçup etmeyecektir. Özellikle, bizzat ev yapımı çikolatalrını mutlaka tatmak istiyorum. Manisa da olması inanın bana engel değil, inşallah birgün kendisini ziyaret etmenin dışında kargo firmalarının sayesinde bu lezzetlerdem mahrum kalmak istemiyorum, özellikle aşağıda resmi bulunan “tek porsiyonluk çikolatalı pasta” yı mutlaka tatmak istiyorum.
Sizler de özel gün ve geceleriniz de, düğün, nişan, söz, doğum günü, baby shower, yıl dönümleri , aile ve kişisel toplantılarınız için Zeynep Hanımın bu lezzetli pasta, çikolata ve diğer ikramlarından çekinmeden misafrilerinize sunabilir, özel günlerinizi unutulmaz yapabilirisiniz.
Sizlerinde tanıtımını ve paylaşmını istediğliniz el emeği ürünleriniz ve siteniz için bana ulaşabilirisiniz. Size özel logo, kartivizit ve sponsor yayınlarla, kendinizi daha geniş kitlelere duyurabilirsiniz. 
afetergu68@hotmail.com
Reklamlar

>Böğürtlen soslu "Etimek Tatlısı" (Kızım’dan)

07 Ocak 2011

>

Bugün dedim hadi yaptığımız mamalar dan birni paylaşalım. Bu hafif tatlı kızıma ait, bugün izin günü ve kayınvalide ziyaretine kendi tatlısıyla gitmek isteyince, akşamdan bu tatlıyı hazırladı. Bir tepsi bize birini onlara yapınca, bizdekini sabah sabah servis ettik benim gibi tatlıyı aç karnına sevenler için iyi geliyor.Yani bir çatal en fazla alabiliyorum ama tok karnına iç yiyemiyorum, bende mi cinsilik bilmiyorum. 
Görüntü çok net değil ama, idare eder artık diyerek kendimizi teselli edelim. 
Bu etimek tatlısını hemen hemen herkes biliyor, her sitede var, ama kızım arkadaşından aldığı tarifle yaptı, yani şekerli su ile değil, şekeri ocakta kramelize ettikten sonra şerbetledi. Daha sonra vanilyalı pudingi hazırlayıp üzerine döktü, ve ardından bir paket krem şantiyi ilave etti. Ceviz ve fındık kırığı ile birlikte böğürtlen sosu ile tatlısını tamamladı. Yanlız bana kalsa iki katlı yapılmasından yanayım, çünkü puding ve diğer malzemeler kalıyor, değerlenmesi açısından birer kat daha yapılabilir, tabi kızım küçük kare borcamda yaptığı için, ikincisine gerek duyuldu, belki daha büyüklerinde kalmayabilir.

Ben yine malzemeleri vereyim. ;

Kremalize edilmiş şerbet için;

1 Bardak toz şeker
1 Bardak su

Malzemeler:

1 Paket Vanilyalı puding (Dr.Oetker)
1 Paket Krem Şanti (Dr. Oetker-böğürtlen sosu hediyeli)
Üzerini süslemek için fındık kırığı, hindistan cevizi veya ceviz, yada bizim gibi hepsi:)
ve Böğürtlen sosu (isteyen çikolata sosu yada başka aromalar, kullanabilir, yada hiç koymayabilirisiniz)

Dipnot: Krem şantiyi gereğinden az süt kullanırsak bu gibi tatlılarda daha kıvamlı oluyor, ve zaman varsa akşamdan hazırlanması sofraya ve damağa daha hazır hale geliyor.

>Tostunuzu "victoria desenli" kızartabilirisiniz

10 Ekim 2010

>

Hani ilginç şeyler ilgimi çeker de böylesini ben bile tahmin edemezdim. Düşünsenize yemeğe gelen misafirlerinize, ve en önemlisi kahvaltı davetlerinizde böyle “victoria” tarzı  desenle tost yapmanız yada ekmek kızartmanız:) Domates çorbasının yanında, ana yemekte ve kahvaltıda süper bir fikir. Hatta çocuklar için bu tost aparatını çizgi film kahramanıyla şekil çıkartabilirisiniz, evet bu desenler öyle çıkıyor. Aliminyum yada döküm tost aparatı desenli şekilde deliniyor ve kabartılıyor, tabi bunu bulursanız yaz hazır alıcaksınız yada yaptıracakasınız, kızartınca da de böyle oluyor işte.
KAYNAK

>"Karpuz Pasta" – Watermelon Cake

18 Ağustos 2010

>

Offf nasılda güzel görünüyor değilmi? Bu kavurucu sıcaklarda şöyle serin serin karpuzlu pastaya kim hayır der ki, hele orucu açtıktan sonra nasıl da güzel gider. Ama ne yazık ki bu pasta göründüğü gibi “karpuzla” yapılmamış. Sadece görüntü “karpuz” şeklinde. Olsun o bile insana yeter:) Daha  önceden sizlere ara ara “dünya mutfağından” örnekler vericeğimi söylemiştim. Çok inceleyemedim ama sanırım bu hanım ABD patentli. Gerçi bu bol sulu bu meyve “beynemlinel” bir meyve olduğu için çok ta yöreselleştirmemek lazım, ama yapan kişinin vatanına toprağına hürmeten biz yinede bu sınıfa dahil edelim.
Malzemeler ve yapılışı anlatılmış, malum ingilizce ama bu aralar ev ahalasinin “ramazan” modunda ki iştahıyla baş etmek zor olduğu için, bu tarifi çevirmeye zaman kalmıyor. Gerçi bazı kelimelerden mantık yürüterek neyin ne olduğunu anlamak zor değil. Çözdüğüm kadarıyla, çilekli hazır pastataban alınıp, renklendrilmiş jöle veya krema ilavesiyle bu şekle girmiş. Gerisi zaten sizlerin maharetine bağlı, pasta yapan nice marifetli eller var. Bu arada “karpuz çekirdeği” kısmı ise parça çikolatalar dan yapılmış. Aslında google amcaya daha danışmadım ama belki de karpuzlu tarifler de vardır. Bu yazın sultanı sadece çatalda dilim, otellerin açık büfesinde süslenmiş heykel gibi olmaktan daha öte tarifler olacağına inanıyorum. Şimdilik bu kadar, çok bile kaldım:) 
Yorum ve ziyaretleriniz için çok teşekkürler. Beğenilerinizi görmek bana her defasında şevk oluyor.

>"İran Poğaçası" nı bilen varmı?

11 Ağustos 2010

>

 Öncelikle hepinizin Ramazan ayını kutluyor, Rabbimizden, cümlemize iman gücüyle birlikte hayırlara vesile olan Mubarek Ramazan geceleri nasip etsin diyorum.
Bugünün benim için bir ikinci önemide “Sevgili ve Rahmetli Anneciğimin” ölüm yıl dönümü. Kendisini  2001 yılında çok genç yaşta (52)  kaybettim. Bu mubarek günün başta “Anneciğim” olmak üzere tüm rahmetliolan “Annelerimizin ve yakınlarımızın “ruhları şad olsun” diyorum. Annesizlik çok kötü bir şey, annesi yaşayanlara Allah uzun ömürler versin ama yaşarken mutlaka kıymetini bilin, ne kadar bildik desek te bir o kadar yetersiz olduğunu anlıyorsunuz kaybedince. Şu bir gerçek ki “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar”
Bundan, yaklaşık 9 yıl önce, kızımın liseye kaydı için uzun bir süre Bornova yı mesken tutmuştuk. Bir hayli zor giriş için, ön kayıt, kura çekimi, asiller, yedekler derken günlerce yollara düştüm. (annemi toprağa verdiğimin ertesi günü) Bu arada kayıt işlemleri için bize yardımlarından dolayı teşekküre gitmem gereken bir yer vardı. Şu anda ismini hatırlayamadağım çok nezih ve kaliteli bir pastaneden eli boş gitmemek adına biraz kuru pasta türü bir şeyler almak istedim. İlk kez giriyordum oraya, ben deniz hazırı çok sevmediğim için yani fabrikasyon tatlar yerine, biraz daha ev yapımı olan, bizlerin damak tadına uygun olan lezzetleri tercih ettiğimi pastane yetkilisine söyleyince bana çok lezzetli ama değişik kurabiye poğaça çeşitlerinden güzel bir paket hazırladı. Bir yandan da sectiği çeşitlerden bana bilgi veriyordu. Bu esnada “İran Poğaçası”ndan bahsedince adı bana ilginç geldi, bunun çok değişik bir tat olduğunu ve her yerde bulunmadığından bahsetti. Benim biraz tereddüt ifade eden bakışlarıma karşı bu poğaça dan bir adet uzattı, bir tane de kızıma verdi. Biz birer lokma alınca kızımla birbirimize baktık ve ağzımızdan çıkan tek kelime “muhteşem bişr ey bu” oldu….Bunun özelliğini ve yapılışını sordum. Hakikaten “İranlılara” ait bir lezzet olduğunu, içinin harcının muazzam şekilde dolu olmasını anlattı  ki ben böyle bir iç görmedim, çok kliteli çevizlerin bal ve kuru şerbet yardımıyla hazırlanan içinden bahsetti. Zaten püf noktası oradaydı.
Dün digitürkte home tv (digitürkü olanlar varsa bu kanalda yayınlanan “healthy life-sağlıklı yaşam programını mutlaka seyretmenizi tavsiye ediyorum, “benim” diyen aşçılar sanırım bu kadının karşısında aciz kalırlar) seyrederken “arap kültürüne” ait bir tatlı yaptılar, o zaman aklıma geldi, nedense kızın okulu bitince, akrabalar o muhitten taşınınca ayağımız kesilmişti. Çünkü uzun bir süre ev hanesinden her birimiz gelirken giderken arayıp ta “eve bişey lazım mı” diye sorulduğunda alınan tek cevap “İran poğaçası” ıydı. Unuttutğumuz bu lezzeti teknolojinin imkanlarıyla tekrar keşfetmek istedim ama nafile, ne yazdıysam bir türlü tarifine ulaşamadım, Türkeçi, Arapçası, İngilizcesi her türlü yolu denedim, sadece iki pastane dışında ne adı vardı ne tarifi. Yanlız bir blogçu arkadaşta rastladım ama bizim gördüğümüz ve yediğimiz lezzetle aynısı değildi. Ama bugün gibi o kişinin dediğini hatırlıyorum, malzemeyi doğru kullandıktan sonra evde de yapablrisiniz demişti, sadece piştikten sonra hafif bir şerbetimsi yada ballı bir şeye batırıldığından bahsetti, ama diğer malzemeler aklımda yok. Birgün mutlaka o pastaneye gidicem. İzmir li olupta giden olursa mutlaka tatmanızı tavsiye ediyorum. Tabii diğer şehirlerde de mevcut. Benim bulduğum yerin adresi Ankara da. Bu arada bu tarifi bilen duyan gören olur da bu bilgiden bizi haberdar ederse çok seviniriz.Bu arada “poğaça” diyoruz ama aslında kurabiye oluyor, şeklin den ötürü bu adı vermişler.
Bugün Ramaznın ilk günü, benim fizik tedavim, ilk günün telaşesi yorgunluğu derken ancak akşam görüşebiliriz, ama yolu buraya düşenlerin değerli yorumlarını bekliyorum. Hepinize tekrar “Hayırlı Ramazanlar” dileyerek, sevgilerimi yolluyorum.
http://cihatpastanesi.com/adeturun.html

http://tunacetin.blogcu.com/iran-pogacasi-kurabiyesi/2873953

http://www.cakeland.com.tr/unlu_tatli.html

>Közlenmiş biberle bezeleyli dolma-Roasted peppers stuffed with peas

28 Temmuz 2010

>

Yok yok bu lezzet bana ait değil ama ismi bana ilginç geldiği için bu tarifi paylaşmak istedim. Bundan sonra kendi yemeklerimi resimleme imkanım oluncaya kadar, dünya mutfaklarından sizlere yeni değişik tatlar sunucam. İyi kötü yurdumun her yöresinin tatlarını biliyor ve yapıyoruz. Böyle değişik damak tadına sahip tariflerle bizlere ne katabiiriz yada benzerlik bulabilirmiyiz düşüncesiyle bundan sonra bu paylaşımlarla da aranıza katılıcam. Merak eden yada ilgi duyan bakarsınız yapar.
Bu tarife gelince, yeşil iri italyan biberlerin közlenerek, değişik sos ve kişniş yaprakları ve bezelye ile hazırlanmış iç le doldurulması var. Malzemelere bakılırsa fena değil, belki bu özel tatları bizde kendi bildiğimiz dolmalar da kullanabiliriz. Malzemelerin önce orjinalini sonra google amcanın tercüme bürosunu kullanarak kendi dilimizde hazırladım. Artık cümlelerin bazıları devrik oldu ama idare edin, dedim ya hasta fıtıklı ve yaşlı kadından bu kadar:)
Yapanlara yiyenlere afiyet bal şeker olsun…( yemeğin adı bu değil ama ben tarife ve malzemlere bakarak bu adı ben koydum daha anlaşılır olması için. Yoksa orjinali “güneybatı biber dolması”
  • 2 cups vegetable broth
  • 1 tablespoon butter
  • 1 cup white rice
  • 2 long mild chile peppers, red or green, cubanelle Italian peppers may be substituted
  • 1 tablespoon extra-virgin olive oil, 1 turn of the pan
  • 1 small onion, chopped
  • 1 cup frozen peas
  • 1 cup mild or medium prepared taco sauce
  • Salt and freshly ground black pepper
  • 2 tablespoons chopped cilantro leaves or flat leaf parsley, for garnish
  • 2 scallions, thinly sliced, for garnish

Directions

Preheat a grill pan over high heat.
Bring 2 cups vegetable broth and butter to a boil in a small covered pot. Add rice, reduce heat to low and cook 18 to 20 minutes, or until rice is tender and liquid is absorbed.
Split peppers lengthwise and remove seeds, leaving stems in tact. Grill peppers on hot grill pan for 3 to 5 minutes on each side. Remove from grill and let cool enough to handle.
To a medium skillet over moderate heat, add 1 tablespoon oil and onion. Saute onion 2 or 3 minutes. Add cooked rice to the pan and stir in peas and taco sauce. Season rice with salt and pepper.
Load up pepper halves with seasoned rice. Top rice filled peppers with chopped cilantro or parsley and scallions.
    * 2 bardak sebze suyu
    * 1 çorba kaşığı tereyağı
    * 1 fincan beyaz pirinç
    * 2 uzun hafif Şili biber, kırmızı veya yeşil, carliston İtalyan biber yerine olabilir
    * 1 çorba kaşığı ekstra sızma zeytin yağı, Tava 1 çevirmek
    * 1 küçük soğan, doğranmış
    * 1 su bardağı dondurulmuş bezelye
    * 1 su bardağı hafif veya orta hazırlanan Taco sosu
    * Tuz ve taze çekilmiş karabiber
    * 2 yemek kaşığı garnitür için kişniş yaprakları veya düz yaprak maydanoz, doğranmış
    * Garnitür için 2 taze soğan, ince dilimlenmiş,

Talimatlar

Onceden bir ızgara yüksek ateşte pan.

küçük bir kapalı tencerede 2 bardak sebze suyu ve tereyağını kaynayana kadar ısıtın getirin. , Düşük ısı azaltmak ve 20 dakika ya da pirinç ihale ve sıvı kadar ila 18 pişirin pirinci ekleyin emilir.

Split biber boyuna ve tohum kaldırmak bırakarak inceliğini de kaynaklanıyor. sıcak ızgara mangal biber her tarafta 3-5 dakika pan. Kaldır ızgara ve soğumaya bırakın yeterince ele almalıdır.

orta ateşte bir tavaya, 1 yemek kaşığı yağ ve soğan ekleyin. Sote soğan 2 veya 3 dakika. kaydırmak ve bezelye ve Taco sosu ilave edin pişmiş pirinç ekleyin. tuz ve biber ile Sezon pirinç.

terbiyeli pirinç yükleyin kadar biber yarıya indirir. Top pirinç kıyılmış kişniş veya maydanoz ve taze soğan ile biber doldurdum.

***Yapılışı burada***


Beni izlemeye devam edin – Hobibox

>Sofra düzeni böyle olmalı (ymış)…

13 Temmuz 2010

>

Ekranlarda ki yeme içme programlarından sonra, milletin adab-ı muaşareti pek bir kabardı. Ev halkının top yekün birden  tencereye tahta kaşık salladığı zamanlar çoook gerilerde kaldı. Sadece hijyen ve sağlık açısından eyvallah derim bu ayrı yemeğe ama gel gelelim, o sofranın tadı lezzeti hiç bişeye benzemiyor. Şimdi modaya ayak uydurmanın zamanı, ancak biri geldiği zaman böyle tefferuat vardır bizde, yoksa ortada tabak, solda çatal sağda kaşık tamamdır işte. Lakin bardakta rekor kırılır bizim evde, sabah mutfağı bir görmelisiniz, sizde nasıl bilmem ama sanki lokanta:) Neyse sofranın sultanları şekilde görüldüğü gibi otururmuş masada, yinede bulunsun dedim elimizin altında, hani dünürler damatlar gelinler falan derken lazım olacak elbet:)

>Gül yapraklı ve gül kokulu kek

26 Şubat 2010

>

Biliyorsunuz paylaşımlarım hep, bir eve bir kadına bir anneye hatta bazen evin erkeklerine bile hitap edecek yararlı faydalı çalışmaları, el sanatlarını, hobileri kapsıyor. Bu kapsamın içinde sadece göze hoş görünen resim sunmak değil, ona bakıldığında, yapanı, yapılışını, detaylarını, tariflerini sunmaktır, ki paylaşılan konu bir işe yarasın. Fakat konu mutfağa, yemek yapmaya gelince eğer kendim yapmadıysam bir başkasına ait tarifleri sunmuyorum, belki bir “kumaştan gül yapımını” herkes bilmeyebilir yada bilmek zorunda değildir ama iyi kötü herkesin kendi mutfağında tüten bir ocağı var, en basitinden kadın ve anne olarak bir çorbayı bir keki yapabilme yetisi var, o yüzden tereciye tere satmamak için bana ait olmayan tarifleri sunmamaya çalışıyorum. İstisnalar hariç, peki bugün kü istisna nedir;
Benim güle ve gül kokusuna ve gül ile yapılan herşeye ayrı bir hayranlığım tutkum vardır. Bu yüzden bu “Gül kokulu kek”i görünce ve ilk defa görünce hem kendime arşiv yapmak  hem de sizlerle paylaşmak istedim, bilirsiniz içinde  gül kokusu olan herşeyin ayrı bir lezzeti vardır. Gül yapraklarından ve gül suyundan yapılan kekin lezzetini tadını tassavur edebiliyorum. Hele böyle Gül’ün kutsallığına inandığımız haftaya da yakışıcağını düşündüm. Tarifleri aşağıda verdim ama siz yine siteye bir göz atın, belki göüzmden kaçan bir şey olabilir, ayrıca çok değişik lezzetler,tarifler ve praitk bilgiler var. Mutfakla uğraşanların işine yarayacak bir site.
Misss gibi gül kokulu günler diliyorum güzellerim.

Malzemeler: (10 kişilik)

3 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
3 su bardağı un
2 paket kabartma tozu
2 çorba kaşığı gül yaprağı
1 çay bardağı fındık
1 çay bardağı gül suyu

Şekeri yumurta ile mikserle çırpın. Süt, sıvıyağ, elenmiş un, kabartma tozu, gül yaprakları, gül suyu ve fındık koyup tahta kaşıkla karıştırın. Yağlanıp unlanmış kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış

170 derecelik fırında 40 dakika pişirin. İlk 20 dakika fırının kapağını hiç açmayın. fırından aldıktan sonra soğuyunca servis yapın.
 
KAYNAK: http://www.damak.net/

>Marshmallow hakkında bilmediklerimiz

13 Şubat 2010

>

Marshmallow şeker veya mısır şurubu, çırpılmış yumurta akı, jelatin, arabik gum, renk maddeleri ve lezzetlendiricilerin çırpılarak süngerimsi bir kıvama getirilmesiyle yapılan tatlılardır. Geleneksel tarifte jelatin yerine çalı gibi bir bitki olan (Althaea officinalis) marshmallow bitkisinin zamklı köklerindeki ekstrakt kullanıldı. Bu bitkinin kullanımı tatlıya adını verdi, fakat günümüzde bu bitki marshmallow’un üretimi için artık kullanılmıyor. Marshmallow bitkisinin suyuyla yapılan tatlılar eski tarihlere dayanır. Mısırlılar ve Romanların marshmallow’un kökleriyle ve balla birlikte yapılan tatlıları kullandıklarının göstergeleri vardır. Ticari marshmallow 19. yüzyılın sonlarının bir yeniliğidir.

Marshmallow çocuklar ve yetişkinler arasında aynı şekilde ünlüdür ve sade veya yanında bir şeyle birlikte yenilebilir. Amerika Birleşik Devletleri’nde veya başka yerlerde, marshmallow sıklıkla sıcak çikolata veya kahvede eritilir veya içine daldırılır.
Popüler ve geleneksel bir Amerikan ikramı olan marshmallow kızartması açık alev üzerinde yapılır. Marshmallow çubuk veya şişin ucuna yerleştirilir ve çok az ısıtılır. Bu, karamelize bir dış kabuk altında, sıvı ve erimiş bir tabaka oluşturur. Kızartılmış marshmallow bütün olarak yenilebilir veya dış tabakası ayrı olarak ta tüketilebilir ve marshmallow tekrar kızartılır. Amerika’ya özgü bir spesiyalite de, küçük çocuklar arasında ünlü olan, çok tatlı, yumuşak, marshmallow benzeri bir ürün olan marshmallow kreması veya marshmallow fluff’dır.
Marshmallow bitkisi

Marshmallow (Marsh Mallow, veya yaygın olarak marshmallow), Althaea officinalis, Avrupa’nın büyük bir bölümüne özgü olan bir çalıdır. Bitki 1m yüksekliğe kadar büyüyebilir. Bitkinin yaprakları ve kökleri eski zamanlardan beri gıda olarak kullanılmaktadır. Kökler, oldukça kalın, zamklı bir tabakayla ayırt edilir. Köklerdeki zamk içeriği %20-30 arasında değişir ve ayrıca %10-15 oranında pektin de içerir.
Zamkın çok dallı yapısı D-galaktoz, L-ramnoz, D-glükuronik asit ve D-galakturonik asitten meydana gelir. Yapısı, pektinin yapısına benzer ve bu da zamkın koyulaştırıcı özelliğini ve tatlılara özgü kullanımını açıklar.
Üretimi
Marshmallow üretiminin ilk basamağı, köpüklü bir karışım için bütün malzemeleri karıştırmaktır. Bu karışım yumuşak silindirlerde sıkılarak parçalara bölünür ve iyice toz haline getirilmiş mısır nişastası ve şekerleme şekeri karışımında yuvarlanır. Özel şekillere ihtiyaç olduğunda sıkma makinesinde farklı bir başlık yer alabilir. Sıkma işlemi esnasında karışım marshmallow’un süngerimsi dokusu oluşur.Tarihsel olarak marshmallow bitkisinin zamkı yoğunlaştırıcı bir ajan olarak kullanıldı. Son zamanlarda bunun yerini jelatin ve/veya Arabik gumlar aldı. Vejetaryenler için yapılan marshmallowlarda, jelatin yerine jelleştirici ajanlar olarak carragenan ve agar kullanılır.
Referanslar:
Capek P, et al. Polysaccharides from the root of the marsh mallow (Althaea officinalis L., var. Rhobusta): structural features of an acidic polysaccharide. Carbohydrate Research 1987; 164: 443-452.
Capek P, et al. Polysaccharides from the roots of the marsh mallow (Althaea officinalis L.): structure of an arabinan. Carbohydrate Research 1983; 117: 133-140.
Capek P, et al. Polysaccharides from the roots of Althaea officinalis L.: structural features of D-glucans. Collection Czechoslovak Chem. Commun.1984; 49: 2674-2679.
Tomoda M, et al. Plant Mucilages XXIV. The structural features of Althaea-mucilage O, a representative mucous polysaccharide from the roots of Althaea officinalis Chem Pharm Bull 1980; 28 (3); 824-830.

>Miniklerin sofrasını şenlendirelim

08 Ocak 2010

>

  Hep kendimizi değil ya birazda ufaklıkları düşünmek  lazım, çocuklara ister sürpriz yapın ister sevmediği yemekleri sevdirmek amacıyla sofrasını böyle donatın,  şirin ve akıllıca bir yol. Yalnız bunları görünce rahmetli anneannem aklıma geldi, şimdi sağ olsaydı ; “ahhh ahh ne günlere kaldık, nimetle ekmekle nasıl böyle oynuyorlar, taş yağacak kafamıza” diyeceğinden şüphem yok, yok ta Ah be anneanecim be, bunlar bişeymi, daha ne şaklabanlıklar yaptık karınlarını doyurmak için, yemeklerini yedirmek için, şimdi aklıma geliyor da gülüyorum, şimdi ki çocuklarmı şanslı yoksa o şansları biz mi yaratıp şansızlığa dönüşütüryoruz bilemiyorum. Neyse her şey onlar için deyip kendimizi aklayalım bari. Miniklere afiyet şeker olsun.