Archive for the ‘SEVİMLİ DOSTLAR’ Category

>Kediniz için çok şeker "battaniye"

19 Temmuz 2010

>

Hep kendimize örecek değiliz ya, biraz da bu “sevimli dostlarımızı” düşünmek lazım. “sevimli dostlar” diyorum bu canlılara çünkü “insanlar” tanıdıkça, onlara “hayvan” demeye utanıyorum. Efenim sabah sabah psiko-analize girmeden mevzuya geleyim. Bu renkli ve zevkli battaniye her yerde kullanılabilir ama sahibi bu güzel örtüyü kedisine atfetmiş. Sizde kedinize böyle şık bir örtü yapmak isterseniz, o zaman buraya…
Reklamlar

>"Evim olsun kuş yuvası kadar olsun"

12 Temmuz 2010

>

Çoğumuzun dilinde pelesenk gibidir bu cumle “evim olsun kuş kadar olsun” alın size kuş yuvaları. Hani insanın kuş olası gelir. Hey gidi dünya heyyyy, bizim gariban kumurlar, saçak altlarında, elektrik direklerinde yuva yapıcam diye didinip dursunlar.Elalemin “kuşları” bile şanslı… Aslında mevsimleri geldiğinde, bahçeye balkona, kenara köşeye bu kadar lüx olmasa da bu yuvalardan koymak lazım. Yuvayı dişi kuş yapacak ta, iki ayaklılardan rahat kalmıyor ki doğaya, canlılara, maşallah işgal etmediğimiz yer kalmadı. Bir Kristof Colomb daha yokmudur bir iki kıta daha keşfedecek ! Bu yuvaların sahibini bilmem ama, site sahibi burada…

>Bu kulübe başka kulübe (chicken home)

18 Haziran 2010

>

Bu kulübe başka kulübe, önünde köpek olduğuna bakmayın, kendileri sanırım güvenlik görevlisi 🙂 yani burada barınanlar minik chicken lar , yani tvuk horoz kaz ördek civciv beslemek için tarlaya bahçeye çftliğe gerek yok, böyle ufacık bir bahçe bile yeterli…

Şanslı chickenlar vesselam, bizdekileri kıyaslayınca insanın kendi kalası geliyor bu kulübüde..:)

Üç oda bir salon, denize nazır, terası da cabası…

Temizlik tertip düzen hijyen ne ararsan var, burdan çıkan yumurtaları gözün kapalı ye 🙂 
şaka bir yana hakikaten çok orjinal çok şahane bir fikir, oturduğumuz mekanlara bile gerekli ehemmiyeti vermeyenler bundan ibret almalı, bu minik canlılara (nedense hayvan diyemiyorum, iki ayaklı hayvanları gördükçe) gösterilen sevgiyi önemi kıskandım, paran ve bahçen varsa hiç durma…Diğer resimleri de mutlaka görmelisiniz.

>Yetim bir kediye nasıl bakılır?

10 Haziran 2010

>

Bu aralar, çok yerde bu sevimli dostlarımızı görüyorum. Evsiz yersiz yurtsuz kalan kedi ve köpekleri beslemeyi bakmayı seviyorsak ve yerimiz buna uygunsa bu işi dikkatli ve bilinçli yapmamız gerekiyor. Ne yazk ki yerimin müsait olmamasından dolayı ben bakamıyorum. Evin içinde çok sevsem de bu sevimli ama tüylü varlıkları bakamıyorum. Kızıma hamileliğim döneminde, annemin evde beslediği kediden dolayı “toskoplazma” rahatsızlığı geçirdim, epeyce bir süre tedavi oldum, bu kızım doğunca onada geçti, yani uzun süre bu kedi kılının sebebiyet verdiği hastalığı taşıdım o yüzden o günden beri başta eşim olmak üzere evde bakmaya cesaret edemedik. Balkonda bahçede benzeri bir şekilde eve dahil ama evden dışarda bakmayı daha uygun bulduk ama onada yerimiz müsait değil. Fakat bu sadık dostları çok seviyorum, mutfak balkonumda bahçe ve sokaklarda dolaşıpta bana sık sık misafirliğe gelen dostlarım var, onlara mukavva kutu, yemek su , yağmurda fırtınada sığınacak bir köşelerini sağlamaka ancak bu görevi ifşa edebiliyorum. Ama onları yamacında yatağında evinin her köşesinde besleyen onlara anne baba olan dostseverler için güzel bir makale buldum ve paylaşmak istedim. Benim bile ilk kez duyduğum çok faydalı bilgiler var. Okumanızı tavsiye ederim…

Çok az sayıda da olsa şanslı olanlar kendilerini büyütecek, koruyacak bir yuva bulurlar. Ama sınav daha bitmemiştir. Yavru kediye bakmak, bir bebeğe bakmaktan farksızdır.
Bir çok risk ve tehlike henüz bavulunu toplayıp gitmemiştir.
Yetim bir yavru kediye nasıl bakılır?
Öncelikle telaşlanmayın. Telaşlanmanız doğal da olsa bu işin üstesinden geleceğinize inanmalısınız ve tabii ki çaba da göstermelisiniz.
 
Yavru kediler normalde annelerinden 5 ya da 6 haftalıkken alınabilirler. Seçme şansınız olmayabilir. Yani daha küçük bir yetimle karşı karşıya olabilirsiniz. Neler yapmanız ve neler yapmamanız gerektiğini sırasıyla anlatacağız.
SICAKLIK
Öncelikle yavru bir kedi sıcak tutulmalıdır. Tüyleri henüz yeni çıkmıştır ve kendini ısıtacak kadar tüyü ve yağı yoktur. Sıcak tutmak için en ideal çözüm bir kedi evi ya da bir kutudur. Kedi evinin içine 3-4 saat ara ile havluya sarılmış sıcak su torbası konulmalıdır. (Eğer mevsim yeterince sıcaksa da gece onlar için soğuk sayılabilir.) Sıcak su torbasının yaydığı ısının kaybolmaması için kedi evinin/kutunun üzeri bir battaniye ile kapatılmalıdır. Bazı kedi dostları ısıtıcı lamba da kullanmaktadır. Ama ısıtıcı lamba konusunda dikkatli olunmalıdır. Hem ışıktan dolayı rahatsız edicidir hem de yanma, yakma tehlikesi bulunmaktadır.
BESLEMEK
Sizin ilginize ve sizin vereceğiniz besine öylesine ihtiyacı vardır ki, onu besleme görevine usanmadan devam etmelisiniz. Bu fedakarlık gerektirecektir. Her bebek öyle değil mi?
Yetim yavrunun artık bir annesi olmadığına göre onun ihtiyaç duyduğu besleyici anne sütünü bulmak size kalıyor. Veterinerlerde ve eczanelerde yavru kediler için özel yapılmış anne sütü (toz şeklinde) satılmaktadır. Bunun yerine normal pastörize süt kullanmak doğru değildir. Çünkü anne sütünde sadece besleyici maddeler değil yavru kedileri hastalıklardan koruyan antibiyotikler de bulunmaktadır. Pastörize sütler anne sütü kadar hem besleyici değil hem de antibiyotik koruma içermezler. Şayet hazır bir anne sütü bulamıyorsanız mecburen pastörize süt kullanacaksınız. Ama pastörize sütü de besleyici hale getirmelisiniz. 100 gram süte 2 yumurta sarısı, 1 kesme şeker ve 1 çay kaşığı margarin yağı katabilirsiniz. Eğer hazır anne sütü kullanacaksınız, kullanım tarifinde zaten nasıl yapılacağı anlatılmaktadır. Genellikle su ile karıştırılarak hazırlanmaktadır.
Sütü nasıl vereceksiniz? Bir kedi biberonuna ihtiyacınız var. Kediler için özel biberonlar eczanelerde bulunmaktadır. Eğer kedi biberonu bulamıyorsanız iğnesi çıkarılmış bir şırınga da bu işi görebilir. Hazırladığınız mamanın taze olmasına, beklememiş olmasına dikkat etmelisiniz. (Bazı şanslı yetim kediler süt anne bulabilmektedirler. Ama bu oldukça zor bir seçenektir. Hem yavrunun hem de süt annenin birbirlerini kabul etmeleri gerekir.) Kesinlikle süt ısıtılmadan verilmemelidir. Sütün ısısı 30-35 derecede olmalıdır. Hatırlamıyor olabilirsiniz ama anne sütü vücut sıcaklığındadır. Sütün ısısını emzirmeden önce mutlaka kontrol edin. Biberonun ucundan elinizin üzerine (içine değil) bir kaç damla damlatarak ısıyı rahatlıkla kontrol edebilirsiniz. Biberon içindeki sütü ısıtmakta sıcak su dolu bir kupadan yararlanabilirsiniz. Kupayı sıcak su ile doldurup biberonu içine koyun ve ısınına kadar bekleyin.
Yavru kediler bir haftalıkken 2 saatte bir, 2 haftalıkken 4 saatte bir ve 3 haftadan sonra 6 saatte bir emzirilmelidirler.
NAZİK OLMAK
Yavru kediyi tutarken incitmemelisiniz. Henüz kemikleri yeni oluşmakta ve kıkırdakları son derece hassastır. Onu incitmeden iki elinizle tutmalısınız. Bir elinizle sırtından tutarken bir elinizle de alttan desteklemelisiniz. Mama verirken de aynı şekilde kibar ve sabırlı olmalısınız. Biberon ya da şırınga yardımıyla emzirilirken başı 45 derece yukarıya açı yapacak şekilde tutulmalıdır. Bir eli ile başını ve vücudunu kaplamalı bir elinizle de memeyi kibarca ağzına almasını sağlamalısınız. Şırınga veya biberonu fazlaca pompalamayın. Onun ağır ağır içmesini sağlamalısınız. Süt yeterince pompalanmıyorsa size belli edecektir. Doyduğunda ağzının kenarlarında kabarcıklar oluşacak ve elleri ile de emziği itmeye çalışarak size işaret verecektir. Sütünü içtikten sonra onu omzunuza yatırıp sırtına çok ama çok hafif şekilde vurun. Bu onun gazını çıkarmasında yardımcı olacaktır. Yavru kedilere fazla süt içermeye çalışmamalısınız. Zira aşırı süt onların ishal olmasına sebep olabilir.
İZOLASYON
Yeni doğmuş yavru bir bebek (annesi ile olsa bile) 7 gün boyunca dış yaşamdan tamamen izole tutulmalıdır. Henüz mikroplara karşı tamamıyla korumasızdır. Yetim yavru kedi 3 aylık olana dek diğer hayvanlardan (evinizde özellikle başka bir pet bulunuyorsa) uzakta koruma altına alınmalıdır. Diğer hayvanlar hem zarar verebilir hem de yeni doğmuş yavruya kolaylıkla hastalık bulaştırabilirler. Yavru kediyi koyduğunuz kedi evi ya da kutuyu kuru bir yerde tutmalısınız. Ne yazık ki yavru kediye yardım etmek adına bodrum, banyo gibi rutubetin ve soğuğun bolca olduğu mekanlar tercih edilmektedir. Hem nem hem de soğuk yavru kedinin sağlığını ciddi bir şekilde kötüleştirir. Ayrıca, onu keskin kokularının olduğu ortamlardan uzak tutun. Ciğerleri yaşamla henüz yeni tanıştı. Parfüm, boya, sigara kokusu onu derinden etkiler.
BAKIM ve TEMİZLİK
Kedi evi / kutu her gün düzenli temizlenmelidir. Ayrıca emzirirken kullanılan bez, havlu gibi şeyler de temiz kullanılmalıdır. Aynı şekilde biberon da düzenli temizlenmelidir. Kedi evini ve biberonu temizlerken deterjan ya da çamaşır suyu kullanmayınız. Sabun daha doğru bir temizleyicidir. Sabunun da iyice su altında arınmasını sağlamalısınız.
Emzirmeden önce ellerinizi iyice yıkamayı unutmayın. Emzirdikten önce veya sonra onun tuvaletini yapmasına yardımcı olmalısınız. Bunun en kolay yolu bir gazete kağıdı yaymak, yavru kediyi tutarak üzerine almaktır. Ilık ıslak bir mendil yardımıyla jenital organlarını yavaş yavaş silin. Bu ona annesinin tuvalet temizliğini hatırlatacaktır. Anne kediler çocuklarını dilleri ile temizler ve tuvalet yapmalarına yardımcı olurlar. Temizlik bittikten sonra ılık ıslak ve sabunlu bir bezle onu kibarca silin. Sonra sabunsuz ılık ıslak bir bezle silin ve sonra da kurulayın. Ovalamayın, ovuşturmayın. Benzeri bir temizliği emzirmeden sonra da yapmalısınız. Kulak içlerini de temizlemeyi unutmayın ve sakın bizlerin kullandığı kulak temizleme çubuklarını kullanmayın. Temizlik işinde abartıya kaçmayın. Bu temizliği yaparken modern yaşamın kolaylıklarından yararlanabilirsiniz. Piyasada satılan bebek temizlik mendilleri (alkolsüz olmalı) ve havlu kağıtlar işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.
Yavru kedinizin kedi kumu ile tanışması için en az dört haftalık olması gerekir. Kedi kumu havuzu erişebileceği yükseklikte olmalıdır ve kum sıkça değiştirilmeli, kirli kalmasına izin verilmemelidir.
TEHLİKELER
Yetim yavru bebeği bekleyen en önemli tehlikelerin başında susuz kalması (dehidrasyon) gelir. Dehidrasyon yavru bebekler için öldürücüdür ve hemen müdahale edilmeyi gerektirir. Anneleri olan yavru bebeklerden biri ayrı düşmüşse ve anne bu bebeği almakta isteksizse dehidrasyon tehlikesi söz konusudur. Dehidrasyon çok hızlı bir şekilde bebeği etkiler ve vücut ısısı hızla düşer. Dehidrasyona uğrayan bir yavru bebeğe veteriner hekimce deri altından sıvı zerk edilmesi gerekir.
Parazitler de bir diğer tehlike kaynağıdır. Dış parazit temizliği mecbur kalınmadıkça 3-4 haftalık olmadan yapılmamalıdır. Şayet sprey şeklindeki anti-paraziter ilaçlardan kullanılırsa, kullanımdan sonra yavru kedi bir bez üzerine alınıp parazitlerin 20-25 dakika boyunca ölmeleri beklenmeli ve daha sonra yavru kedinin tüyleri ılık-ıslak sabunlu bezle silinmelidir. Sonra da ılık-ıslak bezle durulanıp kurulanmalıdır.
Yavru kedilerin idrar ve dışkıları da kontrol edilmelidir. Normal renginden farklı idrar ya da dışkı sağlık sorunlarının belirtisidir ve veteriner hekime danışmayı gerektirir. Sağlıklı dışkı kahverengi renktedir. Siyah, kanlı, beyaz, sümüksü dışkı sağlık sorunu olduğunun işaretidir. Aynı şekilde berrak ve çok hafif sarı idrar da sağlıklıdır. Sarı, kırmızı, pelteli idrar da tehlikeli bir sorunu size haber verir.
BÜYÜME
Yavru bebekler doğduklarında 100 ile 200 gram arasındadırlar ve günde ortalama 14-15 gram alırlar, haftada ise 175-200 gram kadar büyürler.
7 ile 10 gün arasında gözleri açılır. Gözler dört haftalık olana dek koyu laciverttir. Asıl göz rengi 3 aylık olduğunda belli olur.
Yavru kediler, 4-6 hafta arasında sütten kesilirler ve yavaş yavaş yarı katı yarı sulu mamalara geçilebilir. Evde hazırlayacağınız yarı sulu yarı katı mamalar ya da hazır yaş mamalar kullanılabilir. 3 aylık olduğunda artık rahatlıkla kuru mama yiyebilir hale gelirler.
2 haftalıkken yavru kedilerin kulakları dikilmeye başlar. 2 aylık olduklarında tam şeklini alır.
3 haftalıkken yürümeye, 4 haftalıkken ise oynamaya başlarlar.
SAĞLIK BAKIMI
Yetim yavru kediyi mümkün olduğunca sık aralıklarla kontrol etmelisiniz. Yanlış bir şeyler olmadığından emin olmalısınız. Bu arada aşılama için de 6 haftalık olmasını beklemelisiniz. Aşılama konusunda sitenin “Aşı Takvimi” sayfasında detaylı bilgiler bulabilirisiniz.
Yavru kedinize zaman ayırmalı ve onun sosyalleşmesine yardımcı olmalısınız. Onun oyun arkadaşı olduğunuzu da unutmamalısınız. Aynı zamanda onu sevmeyi de unutmayınız.
Sizin sevginize de en az beslenme kadar ihtiyaç duymaktadır.

    http://www.kedimveben.com/bakim5.htm